Şehrin her köşesinden yükselen su sesleri, kısa sürede yerini taşan derelerin uğultusuna bıraktı.
Modern kent hayatının asfaltları, doğanın yatağına sığmayan gücü karşısında çaresiz kalırken; Mezitli ve Tece'den yükselen sular, şehrin ana arterlerini devasa birer göle çevirdi.
Bu kez sadece yağmur yağmadı; Mersin, kendi derelerinin kuşatması altında uzun bir gece geçirdi.

Asfaltın Bittiği, Suyun Başladığı Nokta: Mezitli
Kentin en işlek noktalarından Gazi Mustafa Kemal Bulvarı, alışılmış araç trafiği yerine suların sürüklediği taş ve çamurlara teslim oldu.
Mezitli ve Tece derelerinin bentlerini aşarak yollara taşması, park halindeki araçları birer oyuncak gibi yerinden oynattı. İş yerlerine sızan sularla mücadele eden esnafın çaresizliği, belediye ekiplerinin su tahliye motorlarının gürültüsüne karıştı.
Şehir, son yılların en ağır sınavlarından birini verirken, ulaşım ağları suyun çizdiği yeni rotalara boyun eğmek zorunda kaldı.

Tarsus’ta Üniformalı Vicdan: Bir Kürek, Bir Hayat
Suyun en acımasız olduğu anlarda, Tarsus’tan gelen bir görüntü yürekleri ısıttı. 79 yaşındaki kimsesiz bir adamın evini kuşatan sulara karşı, polis ekipleri sadece görevlerini değil, insanlıklarını da sahaya sürdü.
Silahlarının yerini küreklerin, devriye araçlarının yerini tahliye kovalarının aldığı o dakikalarda; üniformaları sırılsıklam olan polisler, çeyrek asırdır aynı evde yaşayan yaşlı amcanın umudu oldu.
Evdeki suları kendi elleriyle tahliye eden emniyet güçleri, "devletin şefkatli eli" deyimini kelimenin tam anlamıyla suların ortasında somutlaştırdı.
Gözler Gökyüzünde, Kulaklar Uyarılarda
Mersin genelinde hasar tespit çalışmaları sürerken, meteorolojik veriler riskin tamamen ortadan kalkmadığını işaret ediyor.
Yetkililer, dere yataklarının hala doygunluk noktasında olduğu ve toprağın suyu emme kapasitesinin dolduğu konusunda uyarılarda bulunuyor.
Kent halkı şimdi bir yandan çamurla kaplanan sokaklarını temizlemeye çalışırken, bir yandan da gökyüzünün gri bulutlardan ne zaman arınacağını bekliyor.




