Resmi Gazete’de yayımlanan kararla birlikte, noterlerin "kamu görevlisi" statüsü tescillenmiş oldu.

"Noter Özel Teşebbüs Değil, Kamu Görevlisidir"

AYM, kararının gerekçesinde noterlik mesleğinin doğasına dair net bir çerçeve çizdi. Mahkeme, noterlerin;

  • Adalet Bakanlığı tarafından atanması ve denetlenmesi,

  • Hukuki işlem güvenliğini sağlayan bir kamu hizmeti yürütmesi nedeniyle, Anayasa'nın 129. maddesi kapsamında "kamu görevlisi" sayılması gerektiğine hükmetti.

Doğrudan Notere Dava Dönemi Kapandı

İptal edilen eski düzenleme, hata yapan notere doğrudan dava açılmasının yolunu açıyordu. Ancak AYM, bu durumun Anayasa’ya aykırı olduğunu belirterek yeni süreci şöyle şekillendirdi:

  • Muhatap İdare: Vatandaşlar, taşınmaz satışından doğan zararları için artık doğrudan notere değil, Devlete (İdareye) dava açacak.

  • Vatandaş Mağduriyeti Önlenecek: Kamu görevlisinin şahsi mali gücü büyük zararları karşılamaya yetmeyebileceği için, tazminatın devlet tarafından ödenmesi vatandaş için daha güçlü bir teminat olacak.

  • Rücu Hakkı: Devlet, vatandaşa ödediği tazminatı, kusuru bulunan notere daha sonra "rücu" ederek (geri isteyerek) tahsil edebilecek.

İptal Edilen Kritik Maddeler

Anayasa Mahkemesi, Noterlik Kanunu’nun 162. maddesindeki şu hükümleri geçersiz kıldı:

  1. "Taşınmaz satışından doğan zarardan noterler sorumludur" ibaresi.

    Batman’da Kardeşlik Sofrası: Dünyanın Dört Bir Yanından Öğrenciler Buluştu
    Batman’da Kardeşlik Sofrası: Dünyanın Dört Bir Yanından Öğrenciler Buluştu
    İçeriği Görüntüle
  2. Davaların sadece tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülmesine dair sınırlama.

  3. Doğrudan kişisel sorumluluğu öngören usul kuralları.

Karar Yürürlüğe Girdi

Oy birliğiyle alınan bu karar, Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte yasal bir zorunluluk haline geldi. Bundan böyle gayrimenkul alım-satım işlemlerinde yaşanacak hukuki ihtilaflarda tazminat talepleri doğrudan ilgili idari birimlere yöneltilecek.