Bankacılık sektöründe kredi ve kredi kartı onay süreçlerinde radikal bir değişim yaşanıyor.

Geçmişte sadece Kredi Kayıt Bürosu (KKB) puanına bakarak onay veren sistemler, yerini "davranışsal risk analizi" adı verilen çok boyutlu bir denetim mekanizmasına bıraktı.

Yeni dönemde, finansal geçmişi kusursuz görünen ancak harcama kalıpları riskli bulunan müşteriler, bankaların radarına takılarak olumsuz yanıt alabiliyor.

Yapay Zeka Harcama Kalıplarını Çözüyor

Bankalar artık müşterilerini sadece puanla değil, hesap hareketlerindeki tutarlılıkla da notlandırıyor.

Batman'da Uyuşmazlıklar 30 Günde Çözülüyor
Batman'da Uyuşmazlıklar 30 Günde Çözülüyor
İçeriği Görüntüle

AML (Kara Para Aklama ile Mücadele) yazılımları ve yapay zeka modelleri, her bir para transferini ve harcama kategorisini süzgeçten geçiriyor:

  • Gelir-Gider Dengesi: Maaş girişiyle uyumsuz olan yüksek tutarlı ve açıklamasız para giriş-çıkışları doğrudan "risk" sinyali olarak işaretleniyor.
  • Sektörel Riskler: Özellikle sanal bahis, oyun platformları veya kripto borsalarına yapılan düzensiz ve yoğun transferler, bankalar tarafından "geri ödeme kapasitesini zayıflatan davranışlar" olarak görülüyor.
  • Finansal Disiplin: Fatura ödemelerinin düzeninden, hesaplar arasındaki para akışının niteliğine kadar her detay, müşterinin "yüksek riskli" kategorisine alınmasına neden olabiliyor.

"Nakit Trafiği" Kredi Notunun Önüne Geçti

Uzmanlar, kredi notu 1900 (en yüksek) olan birinin bile, son üç aylık hesap özetinde "olağan dışı" hareketler görülmesi durumunda başvurusunun reddedilebileceğine dikkat çekiyor.

Bankaların kendi iç analiz sistemleri, Merkez Bankası Risk Merkezi verilerinden daha dinamik bir yapıya bürünmüş durumda.

Bu durum, finansal okuryazarlığın yanı sıra "hesap yönetimi disiplini" kavramını da ön plana çıkarıyor.