Dernek, tarımsal üretime ve seracılığa karşı olmadıklarını vurgularken, Batman Çayı Havzası gibi ekolojik açıdan hassas bir bölgede yürütülecek projelerin bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“Seracılığa Değil, Doğanın Feda Edilmesine Karşıyız”
Dernek Başkanı Hasan Argunağa imzasıyla yapılan açıklamada, yaklaşık 1.135 dekarlık alanda kurulması planlanan tesisin altyapı ihalesinin Resmî Gazete’de yayımlandığı hatırlatıldı.
Açıklamada, seracılık faaliyetlerinin yalnızca üretim alanlarıyla sınırlı olmadığına dikkat çekilerek, yollar, altyapı sistemleri, su kullanımı, drenaj çalışmaları, enerji ihtiyacı, gübre ve pestisit kullanımı ile atık yönetiminin de projenin ayrılmaz parçaları olduğu ifade edildi.
Batman Çayı Havzası İçin Bilimsel İnceleme Talebi
Batman Çayı Havzası’nda hayata geçirilecek büyük ölçekli yatırımların çevresel etkilerinin detaylı şekilde araştırılması gerektiği belirtilen açıklamada, taşkın riski, yeraltı su kaynakları, sulak alanlar, biyolojik çeşitlilik ve bölgenin su bütçesi üzerindeki olası etkilerin bağımsız bilim insanları tarafından incelenmesi çağrısında bulunuldu.
Dernek, projenin yalnızca mevcut büyüklüğüyle değerlendirilmemesi gerektiğini savunarak, ilerleyen yıllarda daha geniş alanlara yayılması durumunda ortaya çıkabilecek kümülatif çevresel etkilerin de şimdiden hesaplanmasının önemine dikkat çekti.
“Ekonomik Getiri Tek Ölçüt Olmamalı”
Açıklamada, Batman Çayı Havzası’nın geleceğinin yalnızca ekonomik getiriler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiği vurgulandı.
Proje alanının ekolojik özellikleri, taşkın durumu, su ihtiyacı ve doğal yaşam üzerindeki etkilerinin kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılması gerektiği belirtilirken, kalkınmanın doğayla uyumlu şekilde planlanmasının önemine işaret edildi.
“Kalkınma Doğayla Birlikte Olmalı”
Batman Çevre Gönüllüleri Derneği, tarımsal kalkınmaya karşı olmadıklarını ancak doğanın taşıma kapasitesi dikkate alınmadan gerçekleştirilecek projelerin uzun vadede çevresel sorunlara yol açabileceğini savundu.
Açıklamanın sonunda, Batman Çayı, sulak alanlar ve doğal yaşamın korunmasının gelecek kuşaklara karşı ortak bir sorumluluk olduğu belirtilerek, “Kalkınma doğayla birlikte olsun, doğaya rağmen değil” çağrısında bulunuldu.




