Dernek Başkanı Hasan Argunağa imzasını taşıyan açıklamada, çölleşmenin artık uzak bir tehdit olmaktan çıkıp bölgenin ve ülkenin kapısına dayandığı vurgulandı.
Derneğin kurulduğu 2001 yılından bu yana doğa mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğünü hatırlatan Argunağa, toprağın sadece bir üretim aracı değil, aynı zamanda toplumsal barışın temeli olduğunu belirterek bu temelin hızla aşındırıldığına dikkat çekti.
"Maden Arama Adı Altında Yaşam Yok Ediliyor"
Dernek Başkanı Hasan Argunağa, son yıllarda ülke genelinde kontrolsüz ve denetimsiz bir şekilde hız kazanan maden arama faaliyetlerinin yıkıcı sonuçlarına değindi. Bu uygulamaların başta Ağrı Diyadin örneğinde görülen meralar olmak üzere verimli tarım arazilerini ve doğal yaşam alanlarını geri dönüşü imkansız bir şekilde tahrip ettiğini belirten Argunağa, şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye’de ve bölgemizde yaşananlar basit bir doğa tahribatı değil, sistematik bir ekokırımdır. Ülke genelinde 'maden arama' adı altında yürütülen faaliyetler; tarım arazilerini, meraları ve su havzalarını geri dönülmez şekilde tahrip etmektedir. Toprağın altındaki maden için üstündeki yaşam yok edilmektedir. Bu hoyratlık köylünün geçimini, hayvancılığı ve gıda güvenliğini yok ederek insanları göçe zorlamaktadır. Ormanlarımız ise 'gençleştirme' adı altında yapılan kıyımlarla yok edilmektedir; oysa orman sadece ağaç değil, suyun ve toprağın güvencesidir."
Bölgedeki Hatalı Sulama ve Yanlış Tarım Politikalarına Dikkat Çekildi
Çölleşmenin sadece bir çevre problemi olmadığını; açlık, susuzluk, işsizlik, yoksulluk ve toplumsal eşitsizliklerin de temel nedeni olduğunu ifade eden Batman Çevre Gönüllüleri Derneği, bölgedeki yerel sorunlara da parmak bastı. Güneydoğu genelinde uygulanan hatalı sulama politikalarının, bilinçsiz su kullanımının ve yanlış tarım uygulamalarının çok vahim sonuçlar doğurduğu aktarıldı.
Karar vericileri bilimsel veriler ışığında hareket etmeye davet eden dernek yönetimi, felaketin önüne geçilmesi için verimli tarım arazilerinin, ormanların ve meraların rant projelerine kurban edilmemesi gerektiğini vurguladı. Maden arama adı altında yürütülen yıkım projelerinin derhal iptal edilmesini isteyen dernek, su kaynaklarının bilinçsiz tüketiminin önlenmesi ve ormanların gençleştirme adı altındaki kıyımlardan korunması adına acil, somut gıda güvenliği politikalarının geliştirilmesi gerektiğini bildirdi.
Bildirisini "Toprak yoksa yaşam yoktur" sözleriyle tamamlayan Hasan Argunağa, çocuklara yaşanabilir bir ülke bırakmak adına tüm toplumu, sivil toplum kuruluşlarını ve idari yetkilileri toprağa, suya ve geleceğe sahip çıkmaya çağırdı.





