Edinilen son bilgilere ve görgü tanıklarının ifadelerine dayanan iddialara göre; 30 yaşındaki anne S.G.’nin sadece evladını değil, kendisini de feda ederek hayata birlikte veda etmeyi amaçladığı öne sürülüyor.
"Birlikte Gitmek İstediler" İddiası Soruşturmanın Merkezinde
Olayın hemen ardından bölgedeki tanık anlatımları ve kamuoyuna yansıyan bilgiler, annenin derin bir ruhsal krizin eşiğinde olduğunu işaret ediyor.
İddialara göre, annenin küçük oğlunun elini bir an olsun bırakmadan denizin serin sularına atlamasındaki asıl amacın, bu dünyadan birlikte ayrılma arzusu olduğu konuşuluyor.
Ancak annenin suyun üzerinde kalarak kıyıya ulaşması, minik yavrunun ise akıntıya kapılarak hayatını kaybetmesi, bu trajik girişimi yürekleri dağlayan bir sonla noktaladı.

Adli Süreç Ve Psikolojik Geçmiş İncelemede
Olayın bir kaza mı yoksa bilinçli bir sonlandırma çabası mı olduğu sorusu, savcılığın dosyasındaki en kritik maddeyi oluşturuyor.
Çevredeki vatandaşların ve olayı yakından takip edenlerin dile getirdiği "birlikte ölmek istediler" yönündeki söylemler, güvenlik güçleri tarafından titizlikle analiz ediliyor.
Annenin geçmişe dönük sağlık raporları ve olay anındaki ruhsal durumu, yargı sürecinin seyrini belirleyecek en önemli kanıtlar olarak masada duruyor.
Kentte Derin Sessizlik Ve Yas Hakim
Yaşanan bu dramın ardından Mudanya liman çevresinde ve kent genelinde büyük bir hüzün hakim oldu.
Vatandaşlar arasında yayılan iddialar, yaşanan acının boyutunu daha da derinleştirirken, olayın ardındaki gerçek nedenlerin bir an önce gün ışığına çıkması bekleniyor.
Küçük yaştaki bir çocuğun hayallerinin suyun derinliklerinde son bulması, toplumun her kesiminde derin bir keder yaratırken, emniyet birimlerinin çok yönlü incelemesi kararlılıkla sürdürülüyor.





