Başrolünde Hüseyin Gün’ün bulunduğu, Ekrem İmamoğlu’ndan Merdan Yanardağ’a kadar uzanan isimlerin 20 yıla kadar hapsinin istendiği dosyada, sadece kamu verilerinin değil, vatandaşların en mahrem mesajlarının bile bir yazılım aracılığıyla analiz edildiği iddiası gündeme damga vurdu.

PQ Yazılımıyla Kişisel Mesajlara Sızma İddiası

Savcılığın teknik incelemelerine göre, Hüseyin Gün ve ekibinin sadece belediye iç yazışmalarına erişmekle kalmadığı, aynı zamanda "PQ" adı verilen ve istihbarat servisleri tarafından kullanılan özel bir yazılımla seçmenlerin nabzını tuttuğu iddia ediliyor.

Bu yazılımın, sosyal medya paylaşımlarının ötesine geçerek kişisel mesajlaşmaları dahi tarayabildiği ve elde edilen verilerin Aaron Barr gibi eski CIA analistleri tarafından işlenerek seçim manipülasyonu için kullanıldığı öne sürülüyor.

İddianamede, bu dijital operasyonun "İmamoğlu lehine bir algı dünyası oluşturmak" amacıyla profesyonel bir zemin üzerine inşa edildiği vurgulanıyor.

Rehberdeki Küresel İstihbaratçılar Ve Şifreli Notlar

Şüpheli Hüseyin Gün’ün el konulan telefon ve not defterlerinden çıkan detaylar, dosyanın uluslararası boyutunu daha da derinleştiriyor.

Rehberinde MOSSAD, CIA ve İngiliz Özel Kuvvetleri’nin eski üst düzey yöneticilerinin telefon numaraları bulunan Gün’ün, 700’den fazla el yazısı notunda farklı ülkelerdeki iç karışıklıkları ve darbe girişimlerini analiz ettiği belirlendi.

Ayrıca MASAK raporuyla belgelenen para transferlerinde, Lüksemburg merkezli yapay zeka firmalarına ve Merdan Yanardağ’ın çevresindeki şirketlere aktarılan on binlerce avronun, bu casusluk faaliyetlerinin finansmanında kullanıldığı savunuluyor.

Basın Ayağı Ve Müsadere Talebi

İddianamenin en kritik noktalarından biri de Merdan Yanardağ ve Tele 1 kanalına yönelik suçlamalar oldu.

Hüseyin Gün ile Yanardağ arasındaki yazışmalarda, parti içi operasyonlardan soru hazırlıklarına kadar birçok konuda eşgüdüm sağlandığı iddia ediliyor.

Savcılık, Hüseyin Gün’ün şoförünün "zarf içinde döviz taşıdım" ifadesini ve mesajlardaki talimat içeriklerini delil göstererek, Tele 1’in bu faaliyetlerin basın ayağını oluşturduğunu savundu ve kanalın devlete geçirilmesini talep etti.

Hüseyin Şansi: Bizim Davamızda Eski-Yeni Ayrımı Yok
Hüseyin Şansi: Bizim Davamızda Eski-Yeni Ayrımı Yok
İçeriği Görüntüle