Tahran Büyük Çarşı esnafının kepenk kapatma eylemiyle başlayan ve kısa sürede ülkenin 31 eyaletine yayılan gösterilerde, güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı her geçen gün artıyor.

ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), 27 Ocak 2026 itibarıyla doğrulanmış can kaybının 6 bin 126’ya yükseldiğini, gözaltına alınan kişi sayısının ise 41 bin 880’i bulduğunu duyurdu.

Rejimin, olayların en yoğun yaşandığı Ocak ayının ilk haftalarında internete vurduğu kilit, sahadan gelen bilgilerin doğrulanmasını zorlaştırsa da insan hakları örgütleri "şüpheli ölüm" vakalarının çok daha yüksek olabileceği konusunda uluslararası kamuoyunu uyarıyor.

Iranda Riyal Krizi Ve Sokaktaki Ofke Bilanco Her Gecen Gun Agirlasiyor2

Trump’ın Masasındaki "Armada" Ve İran’a Askeri Tehdit

Washington cephesinde ise Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik sert söylemleri, bölgeye sevk edilen askeri unsurlarla somut bir tehdide dönüştü.

Sınır Hattındaki Bayrak Gerilimi: Kandil’den Provokasyon Çıkışı Geldi!
Sınır Hattındaki Bayrak Gerilimi: Kandil’den Provokasyon Çıkışı Geldi!
İçeriği Görüntüle

Trump, İran rejiminin protestolar karşısında zayıfladığını ve ekonomik olarak köşeye sıkıştığını belirten istihbarat raporlarının ardından, "devasa bir armada" olarak tanımladığı USS Abraham Lincoln uçak gemisi taarruz grubunu ve beraberindeki güdümlü füze destroyerlerini Orta Doğu’ya gönderdi.

Trump, protestocuların idam edilmesi veya kitlesel infazlara devam edilmesi durumunda, İran’ın daha önce hiç karşılaşmadığı kadar sert bir askeri darbe alacağını açıkça ifade etti. Geçen yıl düzenlenen nükleer tesis saldırılarını hatırlatan Trump, yeni bir operasyon seçeneğinin her an masada olduğunu ancak Tahran yönetiminin "anlaşma yapmak için" sürekli arayışta olduğunu iddia etti.

Resmi Rakamlar Ve İnsan Hakları Verileri Çatışıyor

İran içerisindeki resmi kurumlar ile bağımsız gözlemcilerin sunduğu veriler arasındaki uçurum, krizin boyutlarını gölgelemeye devam ediyor.

İran Şehit ve Gaziler Vakfı, can kaybını 3 bin 117 olarak açıklarken, bu ölümlerin büyük bir kısmının "silahlı gruplar" tarafından öldürülen güvenlik güçleri olduğunu savundu.

Ancak HRANA’nın güncel raporu, hayatını kaybedenler arasında 214 güvenlik görevlisinin yanı sıra onlarca çocuk ve olaylarla ilgisi olmayan sivillerin de bulunduğunu belgeliyor.

Tahran yönetimi, Time dergisi gibi Batılı medya kuruluşlarının "30 bin ölü" iddialarını "Hitler tarzı bir yalan" olarak nitelendirip reddederken, sokaktaki gerginlik ve ekonomik belirsizlik 2026’nın ilk çeyreğinde İran’ı tarihin en kırılgan dönemlerinden birine sürüklüyor.