Yaklaşık 3,5 yıl cezaevinde kalan 79 yaşındaki Ilıcak, geçirdiği zorlu süreci ve mesleki serüvenini değerlendirirken, "15 Temmuz’da duvara çarptım" diyerek hayatında yeni bir sayfa açtığını ilan etti.
Duvara Çarpan Kariyer Ve Yeni Bir İhtiyat Dönemi
Meslek hayatına başladığı 1974 yılındaki heyecanını "ateş gibiydim" sözleriyle tanımlayan Ilıcak, o dönemlerdeki gözü pekliğinin ve aşırı özgüveninin kendisini 2016 yılında büyük bir yol ayrımına getirdiğini itiraf etti.
Geçmişte inandığı değerler uğruna sergilediği tutumun ağır bedellerini ödediğini belirten deneyimli gazeteci, artık çok daha temkinli ve dikkatli bir çizgi izlediğini vurguladı.
Genç gazetecilere "bugünkü beni değil, o günkü ateşli halimi örnek alın" çağrısında bulunarak, demokratik değerlere sahip çıkmanın önemine işaret etti.

Cezaevi Yılları Ve Umuda Tutunma Mücadelesi
Bakırköy Kadın Cezaevi’nde geçirdiği günleri anlatan Ilıcak, ileri yaşına rağmen ayakta kalabilmek için disiplinli bir yaşam sürdüğünü ifade etti.
Tek kişilik bir odada kalarak her gün spor yaptığını ve Sudoku çözerek zihnini diri tuttuğunu söyleyen yazar, hapishanede en büyük felaketin hastalanmak olduğunu dile getirdi.
Özellikle kelepçeli hastane sevklerini "onur kırıcı bir teşhir" olarak niteleyen Ilıcak, zorlu infaz sürecinde kendisini ayakta tutan yegane gücün bir gün özgürlüğüne kavuşacağına dair beslediği umut olduğunu aktardı.
Siyasi Eleştiriler Ve Muhalefete Sitem
Röportajında sadece kendi yaşadıklarını değil, Türkiye'deki genel siyasi iklimi de ele alan Ilıcak, muhalif çevrelerin "mahalleye göre" hareket ettiğini savundu.
Kendi mahallesinden olmayan mağdurlara karşı sergilenen acımasızlığın demokrasinin gelişimini engellediğini ifade eden yazar, Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu konuda attığı adımların kendi tabanından tepki görmesini de eleştirdi.
"Sarı öküzü vermemek gerekiyordu" diyerek, hukuksuzluklara karşı zamanında ses çıkarılmamasının faturasının bugün toplumun geneline yayıldığına dikkat çekti.
Atatürk Ve Türkiye'nin Geleceği
Geçmişte AK Parti iktidarına verdiği desteği bugün uygulamalar üzerinden onaylamadığını açıkça belirten Nazlı Ilıcak, Türkiye'nin en büyük şansının Mustafa Kemal Atatürk olduğunu vurguladı.
Ülkenin köklü bir demokrasi geleneğine sahip olduğunu ve laik cumhuriyet anlayışının Türkiye'yi ayakta tutan temel direk olduğunu hatırlatan Ilıcak, gençlere ülkeyi terk etmemeleri tavsiyesinde bulunarak geleceğe dair umutlu olduğunu sözlerine ekledi.




