Hakim Aslı Kahraman’ı odasında vuran Savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan ile ilgili ulaşılan bilgiler, meselenin anlık bir tartışmadan ziyade uzun süredir devam eden ısrarlı bir takibin sonucu olduğunu kanıtladı.
Korumalar Bile Namlunun Önüne Geçemedi
Hakim Kahraman’ın, saldırgan savcının bitmek bilmeyen tacizleri ve takıntılı tutumu nedeniyle daha önce resmi şikayette bulunduğu ve devlet tarafından kendisine iki yakın koruma polisi verildiği öğrenildi.
Ancak yargı mensubu olmanın getirdiği serbestliği kullanan Kılıçarslan, alınan bu sıkı güvenlik önlemlerini aşarak hedefine kadar ulaştı.
Korumaların varlığına rağmen gerçekleşen bu saldırı, en güvenli sayılan kamu binalarındaki denetim mekanizmalarını da ciddi şekilde sorgulattı.

Şiddet Mağdurlarını Korumakla Görevliyken Fail Oldu
Olayın kamuoyunda infial yaratan en trajik yönü ise saldırganın mesleki geçmişinde saklıydı.
Meslektaşına kurşun yağdıran savcının, daha yakın bir döneme kadar Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Bürosu'nda görev yaptığı ortaya çıktı.
Yıllarca şiddet mağduru kadınların şikayetlerini dinleyip failler hakkında cezai işlem başlatan bir hukukçunun, bizzat kendisinin bir şiddet failine dönüşmesi adalet dünyasında büyük bir çelişki olarak nitelendirildi.
Kritik anlarda ikinci kez tetiğe basılmasını engelleyen ve büyük bir kaybın önüne geçen isim ise odada bulunan hükümlü çaycı oldu.
Savcıyı etkisiz hale getirerek hakimi mutlak bir ölümden kurtaran bu müdahale sonrası yaralı hakim ameliyata alınırken, saldırgan savcı ise "kasten öldürmeye teşebbüs" suçlamasıyla tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi.





