Modern pop müziğin özgün ismi Mabel Matiz (Fatih Karaca), geçtiğimiz günlerde adliye koridorlarında bu kez yeni bir albüm heyecanıyla değil, hakkındaki hapis istemiyle yer aldı.
"Perperişan" isimli şarkısında geçen ifadelerin "cinsel arzuyu tahrik ettiği" ve dijital platformlarda yaş sınırı olmaksızın yayılmasıyla çocukları olumsuz etkilediği iddiası, sanatçıyı 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle karşı karşıya bıraktı.
İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Matiz, eserinin ardındaki edebi derinliği ve niyetini tek tek açıkladı.

"Cici Toy Bebe" Ve Kuş Metaforu: Halk Edebiyatı Mı Müstehcenlik Mi?
İddianamede yer alan "Diyo şeytan üstüne atla da sal kuşu hanesine" gibi ifadelerin cinsel birleşmeyi betimlediği öne sürülürken, ünlü sanatçı bu yorumlara halk edebiyatı ve yerel ağız üzerinden yanıt verdi:
- Halk Edebiyatı Etkisi: "Sal kuşu hanesine" ifadesinin haber göndermek, kısmet aramak anlamında geleneksel bir söylem olduğunu belirtti.
- Ankara Ağzı Vurgusu: Şarkıdaki "cici toy bebe" tamlamasının sanıldığı gibi çocuklarla ilgili olmadığını, Ankara ağzında yetişkin ama deneyimsiz bireyleri ifade eden bir deyim olduğunu savundu.
- Sanatçı Hassasiyeti: Çocuklar ve gençlerin kendisi için her zaman öncelikli olduğunu belirterek, art niyetli bir üretimde bulunmasının söz konusu olamayacağını dile getirdi.

Mahkemede "Kırıcı" Soru: "Bu Şarkı Bir Erkeğe Mi Yazıldı?"
Duruşmanın en dikkat çeken anlarından biri, hakimin şarkının kime yazıldığına dair sorusu oldu.
Hakimin "Bu şarkı bir erkeğe mi yazıldı?" sorusuna Mabel Matiz, sanatın evrenselliğini savunarak yanıt verdi.
Bu soruyu "kalp kırıcı ve üzücü" bulduğunu belirten sanatçı, herkesin herkes için şarkı söyleyebileceğini ve bu duygusal sınırlara müdahale edilmesinin sanatın doğasına aykırı olduğunu vurguladı. "Bu soruyu bir arabesk şarkıcısına soramazdınız" diyerek maruz kaldığı ayrımcı yaklaşıma da tepki gösterdi.
Dava Mart Ayına Ertelendi
Duruşma savcısı, şarkı sözlerinin küçüklerin maneviyatı ve gelişimi üzerindeki etkisinin belirlenmesi amacıyla "Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu"ndan rapor alınmasını talep etti.
Mahkeme heyeti, dosyanın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na ihbar edilmesine karar vererek duruşmayı 27 Mart 2026 tarihine erteledi.
Sanat dünyasında geniş yankı uyandıran bu dava, sanatın ifade özgürlüğü ile müstehcenlik sınırları arasındaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.




