Türkiye’de üretilen otomobillerin "yerli malı" sayılması için gereken yüzde 51’lik yerli parça şartı hesaplaması, piyasadaki tıkanıklığı gidermek amacıyla 1 Temmuz 2026 tarihine kadar askıya alındı.

Bu hamle, haftalardır bayilerde araç bekleyen binlerce hak sahibinin önündeki en büyük bürokratik engeli temizlemiş oldu.

Bayilerde İmzalar Atılıyor Araçlar Yola Çıkıyor

Sektörde yaşanan kriz, fabrikaların yeni mevzuata uygun "yerlilik oranlarını" henüz tescil ettirememesinden kaynaklanıyordu.

Bu belge olmadan satış yapılamadığı için özellikle engelli raporuyla araç almak isteyenlerin dosyaları onaylanmıyor, parasını ödeyenler dahi otomobilini teslim alamıyordu. Bakanlığın yaptığı bu kritik düzenleme ile artık 1 Temmuz’a kadar bu teknik evrak şartı aranmayacak.

Böylece bayilerde duran satış işlemleri bugün itibarıyla yeniden başlarken, bekleyen otomobillerin hızla sahiplerine teslim edilmesinin önü açıldı.

Fabrikalara Hazırlık İçin Temmuz Ayına Kadar Süre

Otomotiv üretimindeki yerlilik payını artırmayı hedefleyen yeni kurallar aslında yürürlükte kalmaya devam edecek ancak piyasanın kilitlenmemesi için geçici bir mola verildi.

Markaların üretim bantlarını ve tedarik zincirlerini yüzde 51 yerlilik oranına uyumlu hale getirebilmeleri için yaz aylarına kadar ek süre tanındı.

Bu esneklik sayesinde hem sanayici önünü görebilecek hem de vatandaşlar hiçbir engele takılmadan hak ettikleri otomobillere kavuşabilecek.

Bürokratik Düğüm Çözüldü Mağduriyetler Gideriliyor

Halk arasında "evrak eksikliği" nedeniyle duran satışlar olarak bilinen bu belirsizlik süreci, devletin attığı bu adımlarla son buldu.

6 Şubat’ın Bitmeyen Nöbeti: Annesini Enkazdan Kepçeyle Çıkaran Cengiz Kamalı’nın Hafızalardan Silinmeyen Acısı
6 Şubat’ın Bitmeyen Nöbeti: Annesini Enkazdan Kepçeyle Çıkaran Cengiz Kamalı’nın Hafızalardan Silinmeyen Acısı
İçeriği Görüntüle

Özellikle yerli üretim yapan markaların modellerini tercih eden ÖTV muafiyetli alıcılar için artık tek kriter, aracın yasal fiyat limitleri içinde kalması olacak.

Temmuz ayına kadar sürecek olan bu "serbestlik" dönemi, otomobil piyasasında uzun süredir beklenen hareketliliği de beraberinde getirecek.