Katalan kimliği ve Katolik kültürüyle yetişmiş bir spor adamının, kendi inanç dünyasının çok ötesindeki bir dramı, "Selamün Aleyküm" diyerek sahiplenmesi; evrensel vicdanın rengi ve dili olmadığını tüm dünyaya kanıtladı.
"Enkazın Altındaki Çığlığı Bizden Başka Kimse Duymuyor"
Şampiyonlar Ligi’nde Galatasaray karşısında alınan 2-0’lık zaferin hemen ardından soluğu bir yardım etkinliğinde alan Guardiola, kürsüde taktik tahtasındaki kadar net ve sarsıcıydı.
Televizyonda izlediği Gazze'deki bir çocuğun, enkaz altında annesini arama görüntüsünün uykularını kaçırdığını belirten ünlü teknik adam, "Onları sadece çaresiz değil, aynı zamanda yapayalnız bıraktık. Biz sustukça o çocukların 'Neredesiniz?' sorusu boşlukta yankılanmaya devam ediyor" sözleriyle uluslararası toplumun sessizliğine ayna tuttu.

Vicdanın Taktik Bilmeyen Saf Hali
Guardiola’nın yoğun maç temposu ve başarı baskısı arasında bu etkinliğe bizzat katılması, onun sadece bir futbol adamı değil, bir adalet savunucusu olduğunu gösterdi.
Kürsüde kurduğu duygusal köprü, sporun birleştirici gücünü en saf haliyle ortaya koyarken, Guardiola’nın bu samimi duruşu sosyal medyada büyük bir takdir topladı.
O, sahadaki taktikleriyle rakip defansları aşarken, Barselona’daki bu konuşmasıyla da modern dünyanın duyarsızlık duvarlarını yıktı geçti.




