Meclis’te düzenlediği basın toplantısında hem yerel hem de ulusal çapta geniş yankı bulan açıklamalarda bulunan Ramanlı; özellikle yılan hikayesine dönen boşanma davaları ve tarafları ömür boyu birbirine mahkum eden süresiz nafaka sistemi üzerinde durdu.
Aile yapısını korumanın yolunun ideolojik yaklaşımlardan değil, adil ve insani bir hukuk sisteminden geçtiğini vurgulayan Ramanlı, yasal düzenlemelerin vakit kaybedilmeden hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Nafaka Sisteminde Sosyal Devlet Ve Adalet Vurgusu
Toplumun büyük bir kesiminde nafaka düzenlemesine dair ciddi bir beklenti oluştuğuna dikkat çeken Ramanlı, mevcut sistemin özellikle kısa süreli evliliklerde büyük adaletsizliklere yol açtığını ifade etti.
Süresiz nafaka uygulamasının boşanmış taraflar arasında kopması gereken bağı koparmadığını ve bu durumun tarafları yıprattığını dile getiren Ramanlı, nafaka ödemelerinin evlilik süresiyle orantılı, belirli bir takvime bağlı ve ölçülü bir yapıya kavuşturulması gerektiğini savundu.
Ayrıca boşanma sonrası kendi geçimini sağlayamayacak durumda olan vatandaşların, bireysel yükümlülükler yerine sosyal devlet ilkesi gereği bizzat devlet tarafından desteklenmesinin önemine değinen Ramanlı, yıllarca süren çekişmeli boşanma davalarının taraflar ve çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisini bitirmek adına yargılama sürelerinin makul seviyeye çekilmesi için usuli düzenlemelerin derhal yapılmasını istedi.
Doğum Tercihinde Yeni Bir Model Önerisi
Ramanlı, basın toplantısında sadece hukuksal değil, toplumsal sağlık konularına da değinerek dikkat çekici bir öneride bulundu.
Her kadının doğum yapacağı yeri seçme hakkı olduğunu savunan Ramanlı, uygun gebelik şartlarında evde planlı doğum seçeneğinin kamusal sağlık hizmetleri çatısı altında tanımlanması ve yapılandırılması gerektiğini belirtti.
Bu adımın, anne ve çocuk sağlığı hizmetlerinin çeşitlendirilmesi açısından toplumsal bir ihtiyaç olduğunu ifade eden Ramanlı, aileyi güçlendirecek her türlü adımın takipçisi olacaklarını vurguladı.




