Yapılan kontroller, sorunun kalpten değil, beyninden kaynaklandığını ortaya koydu.
Nöroloji kliniğindeki tetkikler sonucu Arıncı'nın beyninde tümör olabileceği tespit edilince, hasta Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Halis Emre Çiftci'ye sevk edildi.
27 Yıllık Sır Çözüldü
Yapılan detaylı incelemelerde, Arıncı'nın beyninin kritik ve riskli bir bölgesinde 4,5 santimetre çapında bir tümör bulunduğu belirlendi.
Doktor Çiftci, hastaya ameliyatın zorluklarını ve taşıdığı riskleri anlattı. Arıncı, ailesi başka merkezleri önerse de, memleketi Siirt'te tedavi olma kararı aldı. Hasta Arıncı, "27 yıldır böyleyim, hep kalp krizi sanıyordum," diyerek Siirt'teki doktoruna güvendiğini dile getirdi.
Arıncı'nın kızı Gönül Çaplık da babasının yıllardır süren bu krizleri yaşadığını ve teşhisin nihayet konulmasından büyük bir rahatlama duyduklarını ifade etti.
Yeni Teknolojiyle Başarılı Girişim
Op. Dr. Halis Emre Çiftci ve ekibi, genellikle büyük merkezlerde yapılan bu tür riskli ameliyatı, hastanede yeni kullanılmaya başlanan İntraoperatif Ultrason (İUO) teknolojisiyle gerçekleştirdi. Bu yöntem sayesinde tümörün yeri ameliyat sırasında net bir şekilde belirlenerek, beynin derinliklerindeki kitle en az riskle ve tamamen temizlendi.
Doktor Çiftci, bu teknolojiyi ilk kez beyin cerrahisinde kullandıklarını ve bunun başarı oranını artırdığını belirtti. Başarılı geçen ameliyatın ardından Arıncı'nın sağlık durumunun iyi olduğu ve kısa süre içinde taburcu edilmesinin planlandığı bildirildi. Hastane, bu tür yüksek riskli operasyonları Siirt'te yaparak hastaların çevre illere sevkini azaltmayı hedeflediğini gösterdi.




