Esra Erol’dan ‘Şeriat’ Açıklaması: "Yanlış Anlaşıldığım İçin Üzgünüm"
Esra Erol’dan ‘Şeriat’ Açıklaması: "Yanlış Anlaşıldığım İçin Üzgünüm"
İçeriği Görüntüle

Usta yönetmen Yavuz Turgul’un başrole yerleştirdiği ve canlandırdığı Afife karakteriyle izleyiciyi ters köşe yapan Emine Meyrem, dijital dünyada "nihayet gerçek bir yüz gördük" dedirten yeni bir fırtınanın adı oldu.

Paris’te Parlayan Türk-İtalyan Cevheri

28 Mart 1980 doğumlu olan Emine Meyrem Karamemet, aslında hikayesi İstanbul’dan Paris’e uzanan, sınırları aşmış bir sanat yolcusu.

Türk ve İtalyan köklerinin harmanlandığı çok dilli dünyasında Brüksel’de edebiyat eğitimi alan Meyrem, 45 yıllık yaşamına sığdırdığı dört dille (Türkçe, Fransızca, İtalyanca, İngilizce) oyunculuğun ötesinde bir entelektüel derinlik sunuyor.

Uzun yıllardır sanatın merkezi Paris’te yaşamasına rağmen, Türkiye’ye 'Afife' karakterinin hayat mücadelesiyle geri dönmesi, ekranın "mimiksiz ve botokslu" dönemine indirilmiş bir darbe olarak yorumlanıyor.

Tanidik Yuzlerden Sikilanlara Yavuz Turgul Surprizi Kim Bu Emine Meyrem2

Uluslararası Festivallerden Yavuz Turgul Radarına

Türkiye onu yeni keşfetse de Emine Meyrem, uluslararası bağımsız sinemanın ödül canavarı isimlerinden biri.

Yeni Delhi’de düzenlenen 7. Dada Saheb Phalke Film Festivali’nde "Sonar" filmiyle "En İyi Kadın Oyuncu" seçilerek rüştünü çoktan kanıtlamıştı.

Sadece kamera önünde değil, mutfağında da olan sanatçı, "Castor & Pollux" gibi projelerde yazar ve yönetmen kimliğiyle de boy gösterdi.

Yavuz Turgul gibi bir efsanenin, popüler isimler yerine Meyrem’in bu "saf ve ham" yeteneğini tercih etmesi, Türk dizi sektörü için yeni bir devrin habercisi niteliğinde.

İzleyicinin "Doğal Başrol" Zaferi

Sosyal medyanın standartlaşan kadın başrol modellerine karşı gösterdiği tepki, Emine Meyrem’in 'Afife' performansıyla adeta bir alkış tufanına dönüştü.

"Tanınmamış bir yüzün karaktere kattığı inandırıcılık" üzerinden yürüyen tartışmalar, Meyrem’in sadece bir oyuncu değil, izleyicinin özlediği o "gerçek insan" profili olduğunu gösteriyor.

"Magi"den "Anadolu Leoparı"na kadar uzanan seçici kariyer yolculuğu, onun neden bugüne kadar ana akım medyadan uzak kalıp "kaliteyi" tercih ettiğinin en somut kanıtı.