Akademik arşivlerden sızdırıldığı anlaşılan fotoğrafların, "hangisi daha seksi" gibi çirkin başlıklar altında bir oylama sistemine dahil edilmesi, eğitim camiasında infial yarattı.
Kişisel hak ve mahremiyetin hiçe sayıldığı bu olay, sosyal medyanın baskısıyla erişime engellendi ancak ardında büyük bir güvenlik tartışması bıraktı.

Veri Tabanından Oylama Listelerine
Siber saldırganlar, sadece fotoğrafları sızdırmakla kalmayıp öğrencileri okul numaralarıyla birlikte hedef gösterdi.
Kurulan internet sitesinde üniversite öğrencileri üzerinden "en iyiler" ve "en kötüler" şeklinde listeler oluşturularak, kadınların dış görünüşleri üzerinden aşağılayıcı bir puanlama süreci yürütüldü.
On binlerce öğrencinin rızası dışında dahil edildiği bu sistem, dijital tacizin ve siber şiddetin ulaştığı boyutu gözler önüne serdi.

Pişkin Savunma: "Güvenlik Zafiyetini Göstermek İstedim"
Gelen yoğun şikayetler üzerine siteyi kapatan meçhul kurucu, arkasında bıraktığı mesajla tepkilerin odağı haline geldi.
Yaptığı eylemi bir "farkındalık çalışması" gibi sunmaya çalışan şahıs, mağdur ettiği kişilerden helallik isteyerek dosyaları sildiğini iddia etti.
Sitenin son sayfasına bir de "Helal Et" butonu yerleştiren fail, bu butona basanlara bir de teşekkür mesajı ileterek binlerce öğrencinin kişisel veri güvenliğiyle adeta dalga geçti.
Kampüste Güvenlik Alarmı
Yaşanan skandalın ardından üniversite öğrencileri ve mezunlar, okulun veri tabanındaki güvenliğin ne kadar kırılgan olduğunu sorgulamaya başladı.
Fotoğraflara erişebilen bu kişilerin; öğrencilerin adres, telefon veya kimlik numarası gibi çok daha kritik bilgilere ulaşıp ulaşmadığı henüz bilinmiyor.
Yetkililerin olayın arkasındaki isimleri tespit etmek için başlattığı siber inceleme ise devam ediyor.




