Eski Başbakan ve Savunma Bakanı danışmanı olan stratejist, Yunan hükümetinin İsrail tarafından Türkiye’ye karşı bilinçli şekilde kışkırtıldığını ileri sürerek Atina yönetimini sert bir dille uyardı.
Konstantakopoulos, "İsrail, Türkiye üzerindeki baskıyı artırmak için Yunanistan’ı bir silah olarak kullanıyor" dedi.
"Atina Tel Aviv’in Kuklası Haline Geldi"
Yunanistan’ın savunma politikalarını eleştiren Konstantakopoulos, ülkesinin dış güçlere olan bağımlılığının tehlikeli boyutlara ulaştığını savundu.
Yunan savunma sanayisinin ve özellikle hava savunma sistemlerinin neredeyse tamamen İsrail kontrolüne geçtiğini belirten eski danışman, bu durumun Yunanistan’ı bir "rehine" konumuna düşürdüğünü ifade etti.
İsrail’in kendi bölgesel çıkarları için Yunan askerlerine "önleyici vuruş" gibi riskli doktrinler dayattığını iddia eden stratejist, "İsrail Türkiye ile anlaştığı gün, bizi de tıpkı terör örgütlerini sattığı gibi satacaktır" çıkışıyla gündeme oturdu.

EastMed Projesi: Savaşı Tetiklemek İçin Kurulan Bir Tuzak
Doğu Akdeniz’deki gerilimlerin perde arkasına ışık tutan analizinde Konstantakopoulos, ABD destekli EastMed projesine de değindi.
Projenin başından beri teknik ve finansal olarak imkansız olduğunu savunan eski danışman, bu planın asıl amacının enerji nakli değil, Atina ve Ankara’yı savaşın eşiğine getirmek olduğunu öne sürdü.
2020 yılında iki ülkenin üç kez çatışmanın kıyısından dönmesinin arkasında bu "maceracı" planların olduğunu belirten Konstantakopoulos, Miçotakis hükümetinin sorgusuz bir itaatle felakete davetiye çıkardığını vurguladı.
Türkiye Ziyareti Öncesi Stratejik Uyarı
11 Şubat’ta gerçekleşecek Erdoğan-Miçotakis zirvesinde Deniz Yetki Alanları ve Navtex gibi kritik başlıkların ele alınması beklenirken, Yunan kanadından gelen bu itiraflar diplomatik atmosfere farklı bir boyut kazandırdı.
Yunan bürokratların milli bir diplomasi yürütmek yerine İsrail ve Batı’nın çıkarlarına hizmet ettiğini savunan eski danışman, savunma politikasının Türkiye gibi "millileştirilmesi" gerektiğini belirterek Atina’nın mevcut tutumunu "siyasi bir intihar" olarak nitelendirdi.





