Bursa’nın Nilüfer ilçesi, eşine az rastlanır bir dijital saldırı vakasına sahne oluyor.
İki çocuk babası Ersan Yalçuva’nın kapısı, son 20 gün içerisinde tam 400 kez "yanlış alarm" için çalındı.
İlk etapta basit bir adres karışıklığı gibi görünen olay; zamanla yemek siparişlerinden ambulansa, polis baskınlarından trans bireylerin adrese yönlendirilmesine kadar uzanan sistemli bir işkenceye dönüştü.
Sosyal düzeni ve aile huzurunu hedef alan bu siber saldırı, Yalçuva ailesini kendi evlerinde hapis hayatı yaşamaya mahkum etti.

Gece Yarısı Gelen Davetsiz Misafirler
Saldırganların yöntemleri ise sınır tanımıyor.
Fas kaynaklı numaralar üzerinden gelen ağır hakaret dolu mesajların ardından eve peş peşe motokuryeler, taksiler ve hatta hayat kadınları yönlendiriliyor.
Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, evin önünde uzun kurye kuyrukları oluştuğu görülürken; asılsız "bomba" ve "silah kaçakçılığı" ihbarları nedeniyle polis ekipleri de defalarca adrese gelmek zorunda kaldı.
Sabah saatlerinde başlayan bu taciz trafiği, gece 03.00’e kadar hız kesmeden devam ediyor.
En Büyük Zararı Kas Hastası Melis Gördü
Bu kirli tezgahın en acı faturasını ise Ersan Yalçuva’nın 9 yaşındaki kas hastası kızı Melis ödüyor.
Sürekli çalan kapı zilleri ve evdeki gergin atmosfer, özel bakıma muhtaç olan küçük kızın sağlığını ve psikolojisini olumsuz etkiledi.
Babasının deyimiyle "hayatın boyunca seninle uğraşacağız" tehditleriyle büyüyen bu kabus, aileyi uykusuz gecelere ve bitmek bilmeyen bir tedirginliğe sürüklemiş durumda.
Adalet Arayışı Savcılığa Taşındı
Yaşanan bu sistematik zorbalık karşısında sessiz kalmayan Ersan Yalçuva, elindeki tüm dijital kanıtlar ve kamera kayıtlarıyla birlikte savcılığa suç duyurusunda bulundu.
"Uyuyamıyoruz, huzurumuz kalmadı" diyerek yardım isteyen acılı baba, bu siber zorbaların bir an önce tespit edilmesini bekliyor.
Bursa Emniyeti’nin konuyla ilgili geniş çaplı inceleme başlattığı öğrenilirken, siber suçlarla mücadele ekiplerinin yurt dışı kaynaklı numaraların izini sürdüğü belirtiliyor.




