"Deli Gürdal" Kendi Hikayesini Yarım Bıraktı: Necip Memili Eşref Rüya’ya Veda mı Ediyor?
"Deli Gürdal" Kendi Hikayesini Yarım Bıraktı: Necip Memili Eşref Rüya’ya Veda mı Ediyor?
İçeriği Görüntüle

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy’un tutuklanmasıyla sonuçlanan soruşturmanın yankıları sürerken, Erbaş’ın işine sadece "eski eş" olması gerekçe gösterilerek son verilmesi, medya dünyasında "suçun şahsiliği" ve "cinsiyet eşitsizliği" tartışmalarını alevlendirdi.

"Suçun Şahsiliği" Raf kaldırıldı: Mağdur Değil, Kurban Edildi

Galatasaray Lisesi ve Üniversitesi mezunu olan, stajyerlikten spikerliğe 15 yıl boyunca tırnaklarıyla kazıyarak bir kariyer inşa eden Erbaş, ayrılık sürecinin perde arkasını cesurca paylaştı.

Bir süredir izinde olan başarılı gazeteci, eski eşi Mehmet Akif Ersoy hakkındaki uyuşturucu ve örgüt iddialarını içeren haberleri sunmasının istenmediğini, bu sebeple "istenmeyen kişi" ilan edildiğini belirtti.

Erbaş, "Mağduru bile olmayı içime sindiremediğim bir hikâyenin kurbanı olmayı kabul etmiyorum" diyerek maruz kaldığı haksızlığı dile getirdi.

Pinar Erbasin Show Tv Kariyerine Eski Es Bariyeri Spikerlik Koltuguna Hukuksuz Veda2

"Eğer Ben Suçlansaydım Karşı Taraf Kovulur Muydu?"

Erbaş’ın açıklamalarındaki en çarpıcı nokta ise medyadaki gizli cinsiyet ayrımcılığına vurduğu neşter oldu.

Suçlamaların odağındaki isim bir kadın olsaydı, onun eski eşine aynı yaptırımın uygulanıp uygulanmayacağını soran Erbaş, "Cevabı biliyorum" diyerek sektördeki çifte standarda dikkat çekti.

15 yıllık mesleki birikiminin bir başkasının eylemleri üzerinden cezalandırılmasının ahlaki bir temeli olmadığını vurguladı.

Tek Başına İnşa Edilen Bir Kariyerin Kırgınlığı

Muhabirlikten editörlüğe kadar her basamağı emekle çıkan Pınar Erbaş, kariyerinin bir lütuf değil, şahsi mücadelesinin bir sonucu olduğunu hatırlattı.

"Kariyer benim. Tek başıma yaptım. Yine yaparım" sözleriyle dik duruşunu sergileyen ünlü sunucu, şaşkın ve kırgın olduğunu saklamadı.

Mehmet Akif Ersoy’un uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanıp TMSF yönetimindeki görevinden alınmasının ardından, Erbaş’ın da işinden edilmesi toplumsal vicdanda "vekaleten ceza" olarak yorumlandı.