Doğadaki canlıların yaşam alanlarına yapılan müdahalelerin ekosistemin dengesini altüst ettiğini vurgulayan dernek yönetimi, hayvan popülasyonlarındaki artış iddialarının temelinde yine insan eliyle yaratılan doğa tahribatının yattığına dikkat çekti.
"Çözümü Öldürmekte Arayan Anlayışı Kabul Etmiyoruz"
Ormanlık alanların daraltılması, su kaynaklarının kirletilmesi ve doğal yaşamın parçalanarak yok edilmesi nedeniyle yaban hayatının dengesinin bozulduğunu ifade eden Batman Çevre Gönüllüleri Derneği, şu ifadelere yer verdi:
"Doğal yaşamı parçalayarak yok eden anlayış, şimdi de ne yazık ki çözümü öldürmekte arıyor. Bizler Batman Çevre Gönüllüleri Derneği olarak bu yaklaşımı kesinlikle kabul etmiyoruz. 'Av turizmi' adı altında canlıların en temel hakkı olan yaşam hakkının bir pazarlama malzemesi haline getirilmesine tamamen karşıyız. Doğa bir ticaret alanı, doğadaki hayvanlar da birer hedef tahtası değildir. Gerçek turizm; öldürerek değil, koruyarak ve yaşatarak olur. Yaşamı savunmak varken, ölümü teşvik eden hiçbir anlayış meşru kabul edilemez."
"Kara Avcılığı Kanunu'nu da Av Turizmini de Reddediyoruz"
Dernek tarafından yapılan ortak açıklamada, yaban hayatını hedef alan yasal düzenlemelere ve politikalara da açık bir rest çekildi. Doğayı talan eden yaklaşımların karşısında duracaklarını belirten çevre gönüllüleri; avcılar için günlük avlanma ve öldürme limiti belirleyen mevcut Kara Avcılığı Kanunu'nu da, canlıların yaşamını ticari bir meta haline getiren “av turizmi” anlayışını da tamamen reddettiklerini ilan etti.
Yetkilileri ve ilgili bakanlıkları acilen bilimsel, sürdürülebilir ve etik çözümler üretmeye davet eden Batman Çevre Gönüllüleri Derneği, doğayı ve yaban hayatını koruyacak samimi politikaların geliştirilmesi çağrısında bulundu.
Turizm Acentelerine Sert Uyarı: "Doğadan Elinizi Çekin!"
Açıklamanın son bölümünde bu turları düzenleyen veya aracılık eden seyahat firmalarına da açık bir çağrıda bulunuldu. "Turizm acentelerine sesleniyoruz: Doğadan elinizi çekin!" ifadelerini kullanan dernek yetkilileri, üzerinde yaşanılan toprakların sadece insanoğluna ait olmadığını, ekosistemi paylaşan tüm canlıların ortak evi olduğunu hatırlatarak herkesi yaban hayatına saygı duymaya davet etti.




