"Afrika'nın Boynuzu" olarak adlandırılan bu stratejik coğrafya, antik çağlardan bugüne taşınan değerleriyle aslında sandığınızdan çok daha fazlasını temsil ediyor.

Mutfakta Baharat İhtilali: Helva Ve Bariis Iskukaris
Somali mutfağı denince akla sadece yemek değil, adeta bir tarihsel sentez geliyor.
Arap, Hint ve İtalyan etkilerinin harmanlandığı bu zengin sofrada Bariis Iskukaris (özel baharatlı pilav) tam bir başrol oyuncusu.
Ancak bu mutfağı asıl özgün kılan, bizim bildiğimizden çok farklı olan, safran ve karanfille harmanlanan meşhur Somali Helvasıdır.
Sabahların vazgeçilmezi kat kat Sabayad ekmeği, mayhoş dokusuyla iştah açan İnjera ve göçebe geleneklerden miras kalan kurutulmuş enerji deposu Mukmed, Somali sofralarının değişmez imzasıdır.
Her köşe başında kokusu tüten çıtır Samosalar (Sambuusa) ise bu mutfağın neden bu kadar bağımlılık yaptığını kanıtlıyor.
Kokuların Efendisi: Günlük Reçinesi Ve Mür
Dünyanın en pahalı parfümleri ve mistik tütsüleri, ruhunu Somali’nin sarp kayalıklarından alıyor.
En kaliteli Günlük (Frankincense) ve Mür reçinelerinin ana vatanı olan bu topraklar, antik Mısır firavunlarının tapınaklarından modern kozmetik dünyasına kadar binlerce yıldır koku endüstrisini besliyor.
Bu doğal hazine, ülkenin dünyadaki koku ve tıp endüstrisindeki en büyük prestij kaynağı olarak biliniyor.

Develerin Başkenti Ve Afrika’nın En Uzun Kıyısı
Somali, dünyanın en büyük deve popülasyonlarından birine ev sahipliği yapıyor.
Burada deve sadece bir canlı değil; sütüyle şifa, etiyle ziyafet, varlığıyla ise bir asalet ve zenginlik sembolüdür.
Öte yandan, Afrika kıtasının en uzun sahil şeridine sahip olan ülke, bembeyaz kumlarıyla meşhur Liido Plajı ve turkuaz sularıyla aslında dev bir turizm potansiyelini bağrında saklıyor.
Tarihin Gizli Tanığı: Laas Geel Mağaraları
Somali’nin sadece mutfağı ve ticareti değil, geçmişi de dünyayı hayrete düşürecek nitelikte.
Laas Geel bölgesinde bulunan ve binlerce yıl öncesine dayanan mağara resimleri, Afrika'nın en iyi korunmuş antik sanat eserleri arasında yer alıyor.
Renkleri hala ilk günkü canlılığını koruyan bu figürler, insanlık tarihinin ilk ayak izlerine tanıklık etmek isteyenler için ülkenin en ikonik noktası sayılıyor.




